|
Ev tekstili sektöründe gerçekleştirdiği çalışmalarla, sektörün önünü açmayı, sektörde birlik ve beraberliği sağlamayı hedefleyen Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD), Türk ev tekstilinin gelişmesinde ve yepyeni bir kalite anlayışıyla, Denizli’de ilk entegre tesisi kurarak, sektörün yapısal değişiminde önemli katkıları bulunan, Sayın Esat Sivri onuruna bir “Vefa gecesi” düzenledi.
Gece Esat Sivri’yi tanıtan, Barkovizyon sunumu ile başladı.
İlk konuşmacı olarak Mimar Cengiz Bektaş’a söz verildi.
Esat Sivri’nin kadim dostlarından Mimar Cengiz Bektaş’ın konuşması, duygu dolu bir ortam oluşturdu. Bektaş yaptığı konuşmada, özetle şunları söyledi; “Bir duvarın üzerine oturmuş, Denizli’yi düşünüyorduk. Burada dokunan bezler İstanbul’a gidiyor, İşleniyor geliyor neden? Denizli’de İlkokulu bitirip sonra okuyamamış pek çok insan var. Bu insanlar son derece kültürlü insanlar. Bu insanlar kültürün ne demek olduğunu bana da öğrettiler. Bazen kendime soruyorum, ben nasıl Denizliliyim, Denizli’ye ne kattım diye. Esat Sivri kattı. Sen bunların dayısısın, amcasısın, babasısın demiştim. Bazen insan bir kentin kendisi hakkında ne düşündüğünü bilemeyebilir. İşte şimdi Denizli Esat Sivri’ye bağlılığını gösteriyor. Onun işe el atmasından önce kimse birbirine güvenmiyordu. Çünkü denenmişti, aldanmıştı Denizlili. Ama o inandı ve en doğru şekilde başladı. O duvarın üzerinde oturup konuştuğumuz zaman ben de bilemiyordum nasıl yapılacağını. Sonra dört ay gibi bir zamanda, “haydi bakalım” dedi. Hep beraber çalışıldı. Onun sayesinde Denizli, Denizli oldu. O fabrikanın bahçesinde işçiler kendi domateslerini, patlıcanlarını yetiştirdiler, çok güzel şeylerdi bunlar. Grevler gördü, yılmadı. Şimdi ne düşünüyorum biliyor musun? Eğer Almanya’da olsaydık devlet seni kurtarma operasyonu yapardı. Çünkü sen ulusal bir fabrikayı kurdun. Eğer korunacaksa yapılar değil, insanlar korunmalı bir ülkede. Koruma bu olmalı. Türkiye gerçekten ister devlet, ister kurumlar olsun Esat Sivri kavramına sahip çıkarlarsa, krizlerden kurtulacaktır. Ne Almanı ne İngiliz’i, bizi kurtaracak tek şey Esat Sivri sembolü. Esat, çok şeylere çok şükür nail oldum. Ödüller umurumda bile değil, Ama senin gibi bir arkadaş, bana verilen en değerli armağandır. Teşekkür ederim.”
Daha sonra; Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçici’yi kürsüye davet edildi. Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçici, “TETSİAD yönetimine Esat Ağabey için böyle bir gece düzenledikleri için teşekkür ediyorum” diyerek sözlerine başladı.. Ekonomi tarihine bakıldığında bazen kişilerin, kurumların adının daha önünde anıldığını görürüz. Ve bu kişilerin adeta o kurumlarla özdeşleştiğine tanık oluruz.
Sevgili dostumuz, büyüğümüz Esat Sivri de işte böyle bir insan. Denizli Basma, DEBA denince, akla ilk Esat ağabey gelir. Doğrusu DEBA’yı Esat Sivri’den ayrı düşünmek mümkün değildir. Esat ağabeyimiz yenilikçiydi. Denenmemişi deneyecek kadar cesurdu. Bundan yıllar önce Denizli Basma kurulurken, o zamanlar Türkiye’de olmayan “sermaye ortaklığı” uygulamasını hayata geçirmişti. Bu o gün pek farkında olmadığımız, ama geri dönüp baktığımızda “modern bir şirket nasıl kurulur” sorusunun çok güzel bir cevabıydı. Denizli’nin tam olarak yaşadığı buydu. Ama o sırada neyi yaşadığının farkında değildi.
Liderliğini Esat Sivri’nin götürdüğü bu kuruluş, yine örgütlenme şekli itibariyle de ideal örnekleri bize anlatıyordu. Kurumsal yapı için yetkin ve sektör için gerekli bilgiye sahip yetkililer, şirketin başına getirilmiş ve yönetim onlara devredilmişti. Profesyonel yönetim daha kuruluş anında oluşturulmuştu. Aile şirketi değil, kurumsal bir şirket faaliyete geçmişti.
Denizli Basma, kısa sürede yalnızca müşterileri için değil, Denizli tekstil sektörü için de örnek alınması gereken bir başarı öyküsüne dönüşmüştü. Denizlili tekstil firmaları ya yaptıklarını onunla bütünleştiriyor ya da Denizli Basma’da yetişen elemanlarla kendi işletmelerini ileriye taşımaya çalışıyorlardı. DEBA, Denizli Tekstilinin adeta okulu olup çıktı.
Esat Sivri yalnızca başarılı bir işadamı değildi. O aynı zamanda Denizli’ye “kurumsal sosyal sorumluluk” anlamında en güzel örnekleri de verdi. Her sosyal yardımlaşmanın başında Esat Sivri ve DEBA vardı. Bu sayede Denizli, bazı önemli ilkler ve fedakârlıklarla karşılaştı. Kamuoyunda ve medyada bunların ciddi yansımaları oldu.
Aslında DEBA ve Esat Sivri ile ilgili söylenebilecek çok şey var. İmza attığı bu kadar ciroya, istihdama ve ihracata rağmen sektörün liderliğine dek yükselen bu dev neden çöktü? Neden bu hallere geldi? Yalnız DEBA mı? Daha pek çok sanayici. Merak edeniniz hiç yok mu aranızda? Yaşanmış olayları vaka çalışmaları olarak bilim alanına taşımıyoruz.
Bizim için, ülkemiz için bu kurumlar çok kıymetli. Çünkü biz bunlara çok zor sahip oluyoruz. Sermaye birikimi olmayan ülkemizde, bu özel kurumları çok geçmiyor, birer birer ekonominin dışına atıyoruz. Çalışmakta, üretmekte olan DEBA ne yapıyor şimdi, ya diğerleri? Üretmeme cezası onlara neden verildi?
Dolayısıyla ben, başkalarını da kaybetmemek için, yaşanmış bu olaylardan herkesin bir şeyler öğrenmesi ve geçmişin bir daha tekerrür etmemesi için bir noktanın altını ısrarla çizmek istiyorum. Bilimsel yöntemlerle analiz etmeli ve nedenlerini derinlemesine araştırarak, dersler çıkartmalı ve gerekli çözümleri üretmeliyiz.
İşte TETSİAD’a, Sanayi Odalarına, Üniversitelerimize ve benzer kurumlara bu konularda önemli görevler düşüyor. Ve ben bu sorgulama ve çözüm üretme kültürünün ülkemize getirilmesine önayak olunmasını istiyorum.
“ Esat ağabey seni çok seviyoruz.” Daha sonra söz alan Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi yaptığı konuşmada Esat Sivri’nin Laodikya sevdasından, Denizli hakkında Sayın Sivri’nin düşünce ve planlarından bahsettiği konuşmasında şöyle konuştu; “Toplanmamıza vesile olan TETSİAD’a bizim için çok değerli olan Esat Ağabeyimiz için düzenlediği gecede bizleri bir araya getirdiği için çok teşekkür ediyorum.
Ben burada olan herkesin, kendim de dâhil bir gün Esat Sivri olabilme hayali kurduğunu söylemek istiyorum.
Okulda okurken, işe başlarken, profesyonel olarak çalışırken, her zaman bir şeyleri üst üste koyarak geldiğimiz bu noktada, hepimiz Bir gün Esat Sivri gibi olabilme hayali ile Denizli’de tekstilin bir noktaya gelmesinde katkılarda bulunduk. Bırakın 1960’lı yılları 1989 yılında bu şehrin yıllık ihracatı 10 milyon dolarlardaydı. Bahsettiğimiz yıllar 80’li yıllar. Esat Sivri 80’lerde geleceğimiz noktayı daha 60’lı yıllarda tahmin etmişti. O, hayatı boyunca kimseden bir şey gizlemedi, saklamadı. Batan DEBA veya kapatılan DEBA, Esat Sivri’nin DEBA’sı değildir. O bir emanetçidir. DEBA millete ait bir değerdi. Yaklaşık 10 bin kişinin ekmek yediği bir sistemin yöneticisiydi Esat Ağabey. Burada alınması gereken bir ders varsa sadece iyi niyetin, kendini feda edercesine çalışmanın, çoluk çocuğunu görmemek pahasına çalışmanın yetmediğidir. Yapılan hatalar yok mudur? Esat Sivri’nin yaptığı hatalar, dürüstlük üzerine, şeffaflık üzerine olmuştur. Çok inanmıştır herkese. Çok teslim olmuştur. En son teslim olduğu da finans sistemi olmuştur. Fabrikalarımızı bizim zannediyoruz. Emanetçi olduğumuzu, asıl sahibin millet olduğunu bilemiyoruz. Kurucularının ardından kuruluşların üretime devam etmelerini sağlayamıyoruz.
Esat Sivri bu şehirde, dürüstlüğünden dolayı her zaman başı dik, alnı açık, bu salonda oturan herkesin örneği olarak yaşayacaktır. Bu sana yeter Esat Ağabey. O nedenle sözlerimin başında Sadece Esat Ağabeyi konuşalım dedim. O derece açık bir insan ki, özel hayatı dâhil her şeyi tüm açıklığı ile anlatmıştır. Allah ömür verdikçe biz Esat Sivri’yi yere düşürmeyeceğiz. İte uğursuza maskara etmeyiz. Bunun böyle bilinmesini istiyoruz.
Laodikya kim, Esat Sivri kim? Bir gün sanayi Odasında oturmuş konuşurken ilk duyduk Laodikya’yı, sonra Belediye Başkanlığım sürecinde daha iyi anladık ne olduğunu. Bunu da Esat Sivri’ye borçluyuz. Esat Ağabeyin hayalinin devamı şudur. Denizli merkezinde Türkiye’nin en büyük arkeoloji müzesi kurmak. Denizliyi arkeoloji merkezi yapmak, onlarca beş yıldızlı oteli Denizli’nin merkezinde görmek, kalifiye nüfusu turizm sektöründe istihdam etmek. İşte Esat Sivri’nin hayalleri bunlardır. Burada yas tutmayalım. Arkandan Allah razı olsun diyenlerin çok Esat Ağabey. Seni çok seviyoruz. Başını hep dik görmeye alışığız, hep de öyle olsun”
Denizli Valisi Yavuz Erkmen yaptığı konuşmada, Esat Sivri’nin Denizli ile ilgili düşüncelerini dile getirirken, Esat Sivri’nin Denizli için ne anlama geldiğinin de altı çizildi. Erkmen yaptığı konuşmada, şunları söyledi. “Şu salona baktığımızda kime mikrofonu uzatsak, Esat Sivri hakkında az çok benzer şeyler söyler. Onun için ben de diğer arkadaşlarımızdan farklı bir şey söylemeyeceğim. Ben 1993 yılında Bartın valisiyken. Bartınlı iş adamlarıyla Denizli’ye geldiğimizde Esat Beyi tanıdım ve bundan büyük mutluluk duyuyorum. Başarılı insanların hayattayken hakkını teslim etmeliyiz. Böylelikle başkaları da onları örnek alsın. Bu nedenle bu geceyi haklı gururun teslimi olarak algılıyorum. Denizli’de gururlandığı tekstilin varlığından bahsediyorsak, bunda en büyük katkı Esat beyindir.
Biz her zaman söylüyoruz. Ticarette başarı da var, başarısızlık da. Önemli olan her zaman iyi ve dürüst olarak tanınmaktır. Kültür bakanımız Denizli’ye gelmeden Esat Sivri’yi aramış, geldiğinde kendisini kucaklamış ve burası senin eserindir demiştir. Esat Sivri bu örnekte görüldüğü gibi tüm Türkiye’nin sevgisini saygısını kazanmıştır. Esat Bey bizim için her zaman büyüklüğü ile hürmet edilen biri olarak kalacaktır.
Toplumun değer yargısı kararını vermiştir. Bundan büyük mutluluk olabilir mi?” Son konuşmacı olarak kürsüye gelen TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Recep Tanrıverdi tüm katılanlara Yönetim Kurulu adına hoş geldiniz dedikten sonra, “ Ben 65 yılını tekstil sektörüne vermiş Esat ağabeyimiz için Denizli’ye geldim. O, sektöre pek çok yenilik kazandırmış, yol göstermiş, öğretmenlik yapmış, onurlu, dürüst, değerli bir büyüğümüzdür. Ben burada tekrar tekrar aynı şeyleri söyleyerek vaktinizi almak istemiyorum. İnşallah hep iyi ve sıcak günlerde bir arada oluruz. Esat Ağabeyimizin derneğimizin üyesi olması nedeniyle ayrı bir gurur yaşıyorum.” şeklinde konuştu.
Yapılan törenle, Sayın Esat Sivri’ye derneğimizin altın rozeti takıldı, fahri Üyelik Beratını ve günün anısına hazırlanan Plaket takdim edildi.
Yaşanan tüm sıkıntılara rağmen doğruluk ve açıklık politikasından asla ödün vermeyen Sivri ailesi adına söz alan Samim Sivri, herkese teşekkür ederek başladığı konuşmasında, “Biz mağlup olmadık. Ekonomi mağlup oldu. Mücadelemiz devam edecektir. Sizlerden aldığımız güçle bu kritik durumdan geçeceğiz. Artık eşek değil katır gibi çalışıp borçlarımızı ödeyeceğiz. En büyük üzüntümüz, 2 bin civarında elemanımızın işsiz kalmış olmasıdır. Borçlarımızın arkasındayız. Bütün kardeşlerimiz her şeyimizi verdik, vermeye devam ediyoruz. Ağabeyimizi çok seviyoruz.” dedi.
Hatırlanacağı gibi, Türkiye ve dünya ticaretinde yaşanan pek çok krizi başarılı yönetim stratejileriyle atlatan DEBA, yaşanan son global krizden etkilenmiş, Sayın Esat Sivri’nin yaptığı özverili girişimlerin de yetersiz kalması üzerine, üretimine kısa bir süre önce son vermişti.
Sadece Türk Ev tekstili sektöründe değil, yaptığı pek çok hizmet ile eğitim ve kültür alanında da adından söz ettiren Sayın Esat Sivri onuruna düzenlediğimiz Vefa Gecesi birlik ve beraberlik inancımızın sektör tarafından da kabul görüşünü simgelemesi açısından son derece önemli işaretlerle doluydu.
|